İstanbul’un Farklı Yerleşimlerinde Çocukların Haklarına Erişimi Araştırması’nda, Covid-19 sürecinde risk altındaki ve kırılgan bölgelerdeki, diğer bir deyişle, özel koruma önlemleriyle desteklenmesi gereken çocukların haklarına erişimine dair durum tespiti yapmak, hangi alanlarda haklara erişilemediğini ve bunun çocuklara etkisini ve alınması gereken kısa ve uzun vadeli önlemleri ortaya koymak amaçlandı.

Çocuk hakları alanında çalışan uzmanlar olarak kriz, afet gibi durumlardan her zaman en uzun süreli ve en çok etkilenen grubun çocuklar olduğunu ve benzer durumlarda en görünmez kılınan grupların başında çocukların geldiğini biliyoruz. Görüşülen çocukların da halihazırda çeşitli yoksunluk ve yoksulluklar yaşadıkları biliniyordu. Bu nedenle çocukların Covid-19 sürecinde ve sonrasında maruz kaldığı ya da kalabileceği olası hak ihlallerini tespit etmek, görünür kılmak ve yetkilileri harekete geçirmek için çalışmaya başladık.

Bu araştırmayı gerçekleştirirken en önemli motivasyonlarımızdan biri, toplumsal algıda güçsüz, mağdur, yardıma muhtaç ve edilgen olarak tasvir edilen çocukların aslında kendi yaşamlarının ve toplumun birer aktif öznesi olduklarını yeniden hatırlatmaktı. Dolayısıyla bu araştırma ile çocukların seslerini duymayı ve bu sesleri görünür kılmaya destek vermeyi hedefledik.

İzleme çalışması, uzun yıllardır İstanbul’un farklı bölgelerinde çocuklarla çalışan, çeşitli ve farklı dezavantajları olmakla birlikte hedef grupları birbirine benzeyen dört kurumun; Başak Kültür Sanat Vakfı (BSV), Sulukule Gönüllüleri Derneği (SGD), Tarlabaşı Toplum Merkezi (TTM) ve Small Projects Istanbul (SPI) adıyla bilinen Zeytin Ağacı Derneği’nin işbirliği içinde tasarlandı ve Nisan-Temmuz 2020’de yürütüldü. Dört kurum Nisan 2020’de, bu izleme çalışması için Uluslararası İnsan Hakları Çerçevesine Uyumun İzlenmesi için Etkiniz AB Programı desteğiyle eşgüdümlü çalışmaya başladı.

İzleme çalışması telefon görüşmelerini içeren araştırma aşamasını, ön araştırma raporlarını, birinci ve ikinci görüşmelere ilişkin infografikleri, final raporunu, çocuk ve yetişkinlere yönelik hazırlanan web sitesini ve çocuklara yönelik hazırlanan raporu kapsıyor. 

Yetişkin ve çocuklara yönelik final raporlarının Arapça, İngilizce ve Kürtçe çevirileri Temmuz 2020'de tamamlanacak. Son olarak, araştırmanın bulguları ve önerilerinin kamuoyu ve karar vericilere ulaşabilmesi için tüm çalışma görünür kılınarak  savunusu yapılacak.

Araştırma sürecini takiben yetişkinler için www.covid19cocukhaklariizleme.org ve çocuklar için www.koronadacocukhaklari.org siteleri hazırlandı. 

İki aşamadan oluşan araştırmada Nisan-Mayıs (ilk çeyrek) 2020’de, 123 çocuk ve 89 bakımverenle birinci görüşmeler yapıldı. Mayıs 2020 sonunda birinci görüşme verilerine dayanarak kurumlar ayrı ayrı ön araştırma raporlarını yayınladı. Bu sürece paralel olarak tüm bulgulardan derlenen çocuk ve bakımveren infografikleri de ön araştırma raporlarını takiben yayınlandı.

Çalışmanın ikinci aşamasında Mayıs (son çeyrek) 2020’de 122 çocuk ve 85 bakımverenle ikinci görüşmeler yapıldı. İzleme çalışmasının bir gereği olarak birinci ve ikinci görüşmelerde aynı çocuk ve bakımverenlerle görüşmek için azami çaba gösterildi. Okuduğunuz bu rapor birinci ve ikinci görüşme verilerinden derlenen bulgularla Haziran 2020’de ortak kaleme alındı.

Araştırmanın her iki aşamasında da çocuklara ve bakımverenlere yöneltilen sorularla, çocukların haklarına erişimine dair mevcut durumun ortaya koyulması amaçlandı.

Bu bağlamda Covid-19 sürecinde çocuklara; günlük yaşam pratiklerine, duygu durumlarına ve hayallerine dair sorular ile eğitime erişim, bilgi ve medyaya erişim ve oyun hakkı ile ilişkilendirilebilecek sorular soruldu. Bakımverenlere ise çocuklarının eğitim hakkına erişimleri, günlük yaşam pratikleri, kaygıları, talepleri, değişen ekonomik koşullar, sağlığa erişim ve bilgi ve medyaya erişim haklarıyla ilişkilendirilebilecek sorular yöneltildi.

Gerek ön araştırma raporunda gerekse bu raporda Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına dair Sözleşme’nin (BM ÇHS);

  • Madde 6 yaşama, hayatta kalma ve gelişme hakkı,
  • Madde 17 zamanında, doğru ve anlaşılır bilgi ve medyaya erişim hakkı,
  • Madde 24 sağlık bakımı hizmetlerine erişim hakkı,
  • Madde 27 yeterli yaşama standardı ve bütünsel gelişim hakkı,
  • Madde 28-29-30 eğitime erişim hakkı,
  • Madde 31 dinlenme, kendine ait zaman değerlendirme, oyun oynama, kültürel ve sanatsal etkinliklere katılma hakkına dair bulgulara yer verildi.

 

Araştırma bulgularından satırbaşları

Bulgular başlığı altında yukarıdaki haklara erişim ve yaşanan hak ihlalleri derinlemesine ele alındı. Ancak satırbaşlarına değinmek gerekirse; araştırmada görüşülen çocukların 18’i 3-5 yaş, 25’i 6-10 yaş, 55’i 11-14 yaş, 24’ü ise 16-18 yaşındaydı. Çocuklardan 36’sı Eğitim Bilişim Ağı’nı (EBA) her zaman takip ettiğini söylerken, 27 çocuk hiç takip etmediğini ifade etti. Okula devam eden 104 çocuktan 39’u Covid-19 sürecinde öğretmenleriyle hiç iletişim kurmadığını söyledi. Bu süreçte arkadaşlarıyla hiç iletişim kuramayan çocuk sayısı ise 23 idi. Görüşmelerde hem çocukların hem de bakımverenlerin Covid-19 süreci ile ilgili bilgiye erişimlerinde birincil kaynağın haberler başta olmak üzere televizyon olduğu tespit edildi. Çocukların 69’u, bakımverenlerin 61’i bu kanallardan bilgiye eriştiğini ifade etti. 

Yaşam koşulları ve ekonomik koşullardaki değişim bakımverenlere yöneltilen sorular arasındaydı. Görüşülen 85 bakımverenden 50’si hanede işini kaybeden en az bir kişi olduğunu söyledi. 22 bakımveren gıda kolisi, 1000 TL’lik yardımdan ve/veya Askıda Fatura uygulamasından yararlandığını ancak bunlara rağmen ihtiyaçlarının devam ettiğini belirtti. Covid-19 pozitif durumunda evde karantina koşullarının mümkün olduğunu söyleyen 46 hane vardı.

Covid-19 sürecinde hastalıktan en az etkilenen grupta yer alan çocuklar, okulların uzaktan eğitime geçişi ve 20 yaş altı sokağa çıkma yasaklarıyla sürecin görünmezleri haline geldiler. Uzun süre evde kalan, süreci okuldan, sokaklardan, parklardan, arkadaş ve akranlarından uzakta geçiren çocuklar, haklarına erişim konusunda da pek çok engelle karşılaştı. Öneriler bölümünde ayrıntılarıyla değinildiği gibi, BM ÇHS’nin dört temel ilkesi (ayrım gözetmeme, yaşama, hayatta kalma ve gelişim, çocuğun öncelikli yararı ve katılım hakkı) ekseninde çocukları önceliğe alan ve hak temelli yaklaşıma duyulan ihtiyaç -daha önce olduğu gibi- Covid-19 sürecinde de devam etti. Bu sürecin devamında ve sonrasında alınacak önlemlerin, atılacak adımların tüm çocukların haklarına tam anlamıyla erişimini gözetecek, süreçte yaşanan hak ihlallerini telafi edecek nitelikte olmasını dileriz.